Sessiz çoğunluğun sesi

  • GİRİŞ12.03.2013 09:28
  • GÜNCELLEME12.03.2013 09:28

Muhammet İkbal'in İngiliz sömürgecilerine karşı Hint yarımadasındaki Müslümanlara yaptığı çağrıyı o da Türkiye yarımadasındaki Müslümanlara yapar.

"Kalk ve uyan derin uykulardan, derin uykulardan uyan, uyan milletim uyan" diyen İkbal gibi o da adeta ölüleri mezarında titreten bir diriliş suru üfler. Ülkemizin bu günü, yarını ve gelecek çağları içindir onun çağrısı. Sessiz çığlıklarının altında bir medeniyet hülyası kuluçkadadır.

O bizim kültürümüzü, edebiyatımızı,  şiirimizi ve düşünce okyanusumuzu besleyen büyük bir nehirdir. Kaynağı Yunus'tan, Mevlana'dan, Hacı Bektaş'ı veliden ve bin nice pınarlardan süzülüp gelen.

Birçok bakar körler onu göremez, şaşkınlar ve şaşılar onu görmek istemezler. İsteseler de göremezler. Çünkü o derinliğine derin, yüksekliğine yüksek, eni yeryüzünü kucaklayacak kadar geniş bir ufuk adamıdır.

Şiir ve düşüncenin birçok ustası onun büyüklüğü karşısında cüce kaldıklarını görünce kompleks seline kapılıp gözleri kamaşır. Onu görünce bakar körlüğün limanına sığınırlar.

Onu duymak isteyenler onun kısılmak istenen sesini çok uzaklardan yüreklerinde hissederler. O bizimle yürek diliyle konuşur çünkü. O hep sessiz kalabalıkların sesi, Anadolu insanının sözcüsü, kimsesizlerin kimsesidir.

Horasan erlerinden erenlerinden çağlaya çağlaya asırlardır bize kadar ulaşan bir ırmağın coşkusuyla kendi yatağına sığmaz ama gönüllerimize sığar.

Sade, temiz, berrak, anlaşılır bilge bir dille yansıtır bize düşüncelerini. Bakir, soğuk pınarlardan akan bir ırmaktır düşünceleri. Onun çağrısı gerçekten bir diriliş çağrısıdır. İnsanımızın, kültürümüzün, medeniyetimizin diriliş çağrısı.

Kendi uygarlığımızla, kendi değerlerimizle buluşmaya yönelik bir medeniyet çağrısıdır onun kaleminin coşkusu. Kültür ve edebiyatımızın, tarih ve sanatımızın yeniden ayağa kalkıp dirilmesinin surudur. Kadim medeniyetimizin ruhuyla buluşma, kucaklaşma çağrısı. Ruhların şeb-i aruzu yani.

Diriliş çağrısını anlayabilmek, insanımızın kendisini anlamasıyla eş anlamlıdır. Kendini bilmeyen, farkedemiyen bir insan kendi dışındaki güzellikleri nasıl fark edebilsin ki.

Kendini anlamak Hakkı, hakikatleri ve kâinattaki tüm güzellikleri anlamanın elif besidir çünkü.

Başta statükocular olmak üzere, dünyaya, sanata, edebiyata, fikir ve düşünceye inkâr zaviyesinden bakan birçok insanın medeniyet ve kültürümüze yabancılıkları hatta düşmanlıkları ülkemizin bu kutup yıldızını görmeye engel olur.

Sezai Karakoç birçok kalem silahşörlerinin seslice ben de varım diyemediği, zulmün sınırlarını zorladığı dönemlerde o hep "Türedi uygarlıklara'' başkaldırarak bir diriliş destanı yazdı. Kalemin ne denli tesirli bir güç olduğunu onu izleyenlere gösterdi.

Kelimeleri bir ordu düzenine koyup savaş hattında yiğitçe cephelere sürdü. İnsanımızı can evinden vuran müfrezelerle yükseldi her yerde onun diriliş kaleleri. Bengisu bengisu kaynadı diriliş çağlayanı insanımızın kuruyan dudaklarına, susuzluktan çatlayan toprağa cansuyu sunmak için.

Anadolu'nun her köşesi onun sessiz kitleleri harekete geçiren diriliş çığlıkları birçok aydın yüreklerde yankı buldu. Üniversite Profesöründen dağdaki çobanlara kadar ulaştı onun muştu taşıyan sesi.

Yağmur duasına çıkar gibi ben de varım, ben de varım diye ses geldi susuz çöllerdeki bu davanın delilerinden. İşte böyle elden ele, gönülden gönüle taşıdı o bu diriliş meşalesini.

Gürül gürül iman, ilham ve sevda yüklü bir kervanla samanyollarında medeniyetimizin meyvelerini insanımıza cömertçe sunan gül bahçesinin mimarıdır o.

Diriliş cephesinin duruşu, nice baskılara, yıldırmalara maruz kalmış ama hiç bir zaman zulmün karşısında boyun eğmemiş insanımızın onurlu bir duruşu olarak şimdiye kadar dimdik ayakta durmuştur.  

"Diriliş neslinin savaşı tankla topla verilen bir savaş değil fikirle, düşünce ile verilen bir uyanış, ayağa kalkış mücadelesidir." "İnsanı öldürmek için değil, diriltmek için verilen bir savaştır" o.

Diriliş erleri, "Savaş bittikten sonra bile koşan atlardır" "Müslüman, islamı öyle diri, öyle canlı yaşa ki, seni öldürmeye gelen sende dirilsin'' surudur onun diriliş çağrısı. Tüm nesillere ve çağlara…

Arif Altunbaş - Haber7

arfltnbs@hotmail.com

Yorumlar1

  • yasargur 12 yıl önce Şikayet Et
    tüm gönlümüzle. O yüce ve ulvi davanın gerçekleşmesi için Allah tan nusret ve eyd niyaz ederiz.
    Cevapla Toplam 3 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat