Deniz Feneri Savcıları cübbe bile giymemeli

Deniz Feneri Soruşturmasında yargılananları Sincan Cezaevi'nde ziyaret eden Ersoy Dede, "Bugün deniz Feneri meselesine bir de bu pencereden bakın" diyor...

Deniz Feneri Savcıları cübbe bile giymemeli
Deniz Feneri Savcıları cübbe bile giymemeli
GİRİŞ 29.08.2011 08:39 GÜNCELLEME 29.08.2011 08:39
Bu Habere 10 Yorum Yapılmış

Deniz Feneri Davası’na bakan savcılar değişmiş. Birileri kıyametleri kopartıyor. YarSav’ı bilmemnesi yıkıyor ortalığı.. Niye?

Çünkü savcıları değişen dava Deniz Feneri Davası. İdeolojik gözlükler gözünüzdeyken baktığınızda gördüğünüz manzara bu. Eğer bu davanın savcıları değiştiyse kesin bir yerlerden emir gelmiştir, kesin birileri araya girmiştir, kesin hukuk çiğnenmiş ayaklar altına alınmıştır, kesin mahkemeler tarafsızlığını yitirmiştir, kesin, kesin, kesin...

Bas bas bağırıyordu Kılıçdaroğlu geçen gün yine. Kimi dava konusu olmuş-bitmiş meseleleri kimi savcılıkça dava konusu bile yapılmaya değer bulunmamış iftiraları sıralıyordu bir bir.. Ve sözü savcıların değişmesine bağlıyordu aklınca..

Ey Kılıçdaroğlu..  Mevcut siyasi irade,  madem istediği savcıyı istediği davaya atayabiliyordu, madem Deniz Feneri Davası için savcılar üzerinde tasarruf yapacaktı, neden en başta istediği savcılara vermedi davayı? Neden  4 masum insanın F Tipi cezaevine konulmasını bekledi?

***
Bakmayın siz Kılıçdaroğlu’na.. Kimsenin ayrıcalıklı davranacak savcı istediği falan yok.. Hukuku işleten, adalete inanan, insan haklarına saygılı savcıların görevi alması kâfi. Ekstra kimsenin kıyağına falan ihtiyacı yok bu insanların.

Bugün, hukukun çiğnendiğini, katledildiğini söyleyen Bay Kılıçdaroğlu, eski savcılar zamanında yapılan hukuk katliamını görmezden geliyor.  Süreci başından beri dikkatle ve özenle takip ettiğini söyleyen CHP Lideri’ne sesleniyorum.

Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesi kararı üzerinde tahrifat yapıldığı ortaya çıktığında neredeydiniz? Hakimin “gerek yoktur” kararına rağmen, evrakta sahtecilik yapılarak, bu insanların, ortak oldukları şirketlerin mal varlıklarına, haksız şekilde tedbir uyguladığında hangi beyanatı verdiniz “hukuk katliamı” ile ilgili?..

Bugün sadece savcılar değişti. Oysa o savcıların böyle bir operasyon yaptığına ilişkin kanaat oluştuysa müfettişlerde,  bu insanların hukuk diplomalarının ellerinden alınması gerekmez mi? Sadece davadan el çektirildiler.  Oysa cübbe bile giymemeleri gerekir. Hatta şüpheliler aleyhine evrakta tahrifat yaptılarsa gerçekten, Türk Ceza Yasası’nın Kamu güvenine karşı suçlar başlıklı dördüncü bölümünde düzenlenen,  204, 205 ve 206.maddelerinden yargılanması gerekmez mi? Var mı oralarda bir hukukçu? Bütün bu hukuk cinayetleri işlenirken sadece ideolojik olarak yaklaşıp görmezden gelenler, şimdi savcılar değişince kıyameti kopartıyor. Kandırmayalım birbirimizi beyler.

SİNCAN

Sincan Sapağı’ndan döndüğümüzde aklıma önce İsrail İşgali’nin protesto edildiği “Kudüs Gecesi” geldi. Daha sonra ise “balans ayarı” yapmak üzere yola çıkan “Tank”ların “Sincan Seferi”.  O dönem ortaya konan cuntacı darbeci yapının, demokrasiyi askıya almaya çalışanların üzerine kararlılıkla giden bir de Kanal 7 televizyonu.. Zekeriya Karaman, Mustafa Çelik, İsmail Karahan ve A.Zahid Akman’ı ziyarete giderken bu denklem geldi gözümün önünde. Sincan’dan başlayan bir darbe harekâtına verilen demokrasi yanıtının cezası yine Sincan’da çekiliyordu.

Yukarıda, evrakta tahrifatı da anlattım size. Bugün deniz Feneri meselesine bir de bu pencereden bakın. Mağduru olmayan, şikayetçisi olmayan bir dava yüzünden, 28 Şubat’ın demokrasi kahramanları, Sincan F tipi cezaevinde. Mübarek günlerde, ışıksızlıkla, tutsaklıkla imtihan ediliyor.

Mustafa Çelik ve Zekeriya Karaman’la sarıldık, bayramlaştık. Zahid Abimin yüzünü kapı aralığından görebildim, el salladık birbirimize. İsmail Karahan, Harun Kapıyoldaş ve diğer tüm dostlara da selam gönderdim.

O aslan yüreklerle birlikte bizim gönlümüz de F Tipi’nde. O insanlar cezaevinde yattığı müddetçe mücadeleye devam.

28 Şubat’tan beri hedefe koyduğunuz,  dönemin başbakanının bizzat “bitireceğim o kanalı, neye mâl olursa olsun” dediği Kanal 7’yi de deviremeyeceksiniz, Müslümanların dayanışma, yardımlaşma, kardeşlik bilincini de yok edemeyeceksiniz.

Bu bayramı buruk karşılıyoruz. İyi insanlar cezaevinde. Kalbimiz onlarla birlikte. Selam olsun Sincan’a.

Kalın sağlıcakla

Ersoy Dede - Yeni Akit
ersoy.dede@ulke.tv.com.tr

YORUMLAR 10
  • suleyman d 13 yıl önce Şikayet Et
    ÇİFTE STANDART,TAKLA,TAKİYYE,TEVİL ! KİM İSTERSE BUYURSUN ama BENDEN UZAK OLSUN!. Ben: Anadolunun Müslüman Türk evladıyım! Yaşanan bunca alaverenin,dalga dümenin,yalanın, ÇİFTE STANDARTIN, TAKLANIN, TAKİYYENİN,TEVİLİN milyarda birine tahammülüm yoktur! Benden uzak olsun! Bu yöntemleri menfaatleri uğruna araç olarak eline diline dolayanların boynuna dolansın. Dolandı da nitekim! ALLAH BÜYÜKTÜR!
    Cevapla
  • mert 13 yıl önce Şikayet Et
    Kanal 7 bazilarin kara kuyusuna comak sokmustu. o comak yilanlari ortaya cikarmisti ve bu yilanlar 28 subat ile intikam almaya calistilar hep. ama Kanal 7 ailesi yikilmadi ve devam etti. sonrada alman istihbrati gecti harekete. isbirlikci chp lilerle birlikte birseyler yapmaya calisti ve maksadi bir nevi hasil oldu. Kanal 7 yöneticiler simdi hapiste olsalarda onlarin serbest kalacagini biliyorum cünkü intikam icin yapilan hukuksuzluklar bir gün biter elbet. simdi bumerangin o yilanlari vurmasini bekliyoruz. insallah o günlerde gelir.
    Cevapla
  • Metin Yazar 13 yıl önce Şikayet Et
    Şaibe düştü. Kamuoyunda D. Feneri tutuklularının Ergenekon ve Balyoz davası sanıklarıyla takasta kullanılacak rehineler olduğu söyleniyorsa bu davaya şaibe düşmüş demektir. Kamuoyundaki genel kanaate göre bu dava Ergenekoncuları,Balyozcuları,Darbecileri,PKK'lıları,KCK'lıları ve Deniz Fenercileri de kapsayacak bir (genel) af ilan edilsin diye açıldı. Hükümet şantaja boyun eğmez ve (kendi yandaşlarının haksız yere tutuklanmasına göz yummak pahasına bile olsa) affa yanaşmazsa Deniz Feneri tutuklamaları iyice genişletilecek ve herkesi kapsayacak(tı).HSYK'ın resmi mahkeme evrağında sahtecilik yapan savcılara soruşturmadan el çektirmesiyle bu dava(!) ilginç bir hal almaya başladı.Bu davayı açtıran savcılara kimlerin yardımda bulunduğu,savcıları resmi evrakta sahteciliğe kimlerin yönlendirdiği mutlaka bir gün ortaya çıkacak ve gazete manşetlerine basılacak. Eğer bu davanın arkasından bir hinlik çıkarsa o savcıların avukatlığını büyük ihtimalle CHP'li Süheyl Batum yapar.Ne de olsa...
    Cevapla
  • ali karaman 13 yıl önce Şikayet Et
    En önemlisi Mahkeme-i Kübra. İnşallah hepimiz orda aklanırız.
    Cevapla
  • lf84 13 yıl önce Şikayet Et
    bence niyetlerinden biri de buydu. herkesin gözünün önünde, bir davanın delillerinde tahrifat yapıp savcıların görevden alınmasını sağlamak. bunun neticesinde bir yandan ergenekon davasını da siyasi bir davaymış gibi göstermek, bir yandandan da akpartiyi ve adalet sistemini yıpratmak. O sahte maili nedense ilk chp öğrenmiş ve kemal kılıçdaroğlu hemen mikrofona koşmuştu. ŞİMDİ DE YİNE KILIÇDAROĞLU KONUŞUYOR. YANİ BU İŞLER CHPYİ DE YÖNETEN AYNI MERKEZDEN YÜRÜTÜLÜYOR. Kendi davaları için savcıları feda ettiler.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Beylikdüzü’nde özel bakım merkezinde otizmli çocuğa şiddet!
Saadet Partisi'nin Kongresinde skandal slogan! AK Partililer salonu terk etti!