Beyler, Suriye’nin içişlerine karışmayalım, olur mu!?

  • GİRİŞ11.03.2025 08:38
  • GÜNCELLEME11.03.2025 08:38

Suriye’de Esed artıkları, iç savaş çıkartmak istiyor..

Esed’in eski generali, kendisini yakalama planı yaptığını tahmin ettiği yeni rejimin güvenlik mensuplarına saldırı düzenliyor ve 15 güvenlik görevlisi öldürülüyor..

Suriye’deki ve Türkiye’deki Esed’çiler, “Oh oh..” diyerek ellerini ovuşturuyorlar..

Şam yönetimi, destek güç yollayıp, isyanı bastırınca..

Bir gün önce, 15 güvenlik görevlisi öldürüldüğünde “oh oh” çeken riyakarlar, hemen algı operasyonlarına kalkışıyorlar: “Nusayriler katlediliyor”

Affedersiniz beyler..

24 saat önce, ellerini ovuşturanlar, siz değil miydiniz?

Suriye’nin 15 güvenlik görevlisi vurulduğunda, zafer naraları atanlar, siz değil miydiniz?

Ne kadar riyakarsınız, ne kadar ilkesizsiniz..

Bitti mi?

Bitmedi..

Özgür Özel hemen telefona sarılıyor. MİT Başkanı İbrahim Kalın’ı arayıp, Suriye’nin nusayri nüfusunun yoğun olduğu bölgede, insanların güvenliklerinin sağlanması için, aracı olmasını rica ediyor..

Haberi okuyunca, küçük dilimi yutacaktım..

Hayretler içinde kaldım.

Affedersiniz beyler, Esed zalimi, babasından aldığı yarım asırlık zulüm dönemini, son 14 yılda çoğu sünni müslüman olan 1 milyon Suriyeliyi can verdirerek ülkeyi ateş yerine çevirirken, siz ne diyordunuz:

“Suriye’nin iç meselesi. Türkiye’nin Suriye içindeki olaylara müdahil olması, karışması, taleplerde bulunması, yanlış olur.”

Ne kadar vicdansızsınız..

Ben ayrım yapmıyorum.

Sivil sünni de, sivil nusayri de..

Her birini eşit görüyorum. Her birinin can güvenliğini dokunulmaz görüyorum..

Ama bu riyakarlar var ya, bu riyakarlar..

Sünniler öldürülürken, “Suriye’nin iç işi. Karışmayalım” diyorlardı..

Şimdi..

Esedçi subayın başlattığı isyan hareketinde, isyancılar başta olmak üzere, onlara destek çıkan nusayriler etkisiz hale getirilince.

“Hemen müdahil olalım.. Hemen arayalım. Gerekirse Suriye’ye girelim” diyorlar..

Dur arkadaş..

Dur..

Suriye için tezkere talebinde bulunulduğunda, CHP ne oyu vermişti?

“Suriye’deki oluşumlar bizi ilgilendirmez.. Hayır oyu veriyoruz.”

Onlar hayır oyu vereceklerini açıkladıklarında, biz de saf saf anlatmaya çalışıyorduk:

“Bak arkadaş.. Suriye’nin kuzeyindeki oluşumlar, sınırı geçip, karakollarımızı basıp, mehmedçiğimizi şehid ediyor. Terörü yuvasında sıfırlamamız gerekir ki.. Karakollarımız da tehdit altında olmasın.”

Ahmaklar “Suriye’de ne işimiz var” diyorlardı, biz de saf saf anlatmaya çalışıyorduk:

“Bak arkadaş, sınırın ötesindekilerle, sınırın bu tarafındakiler akraba. Emperyal güçler, sınırı nerede ise cetvel ile çizmişler. Köyün bir kısmı Suriye’de, bir kısmı Türkiye’de kalmış. Aynı dedenin bir oğlu Türkiye’de, bir oğlu Suriye’de. Bunlar akraba.. Suriye’de ne işimiz var, nasıl dersiniz.”

 O günlerde anlatamamıştık..

Şimdi üç tane nusayri, Esed’in subaylarına yardım ederken öldürüldü diye..

Bizim bir türlü anlatamadığımız gerçekleri, muhataplarımız bir çırpıda şimdi bize anlatmaya başladılar:

“Cumhurbaşkanına sesleniyoruz. Ordaki alevi kardeşlerimiz, bizim burdaki alevi vatandaşlarımızın akrabaları. Onlara sahip çıkmamız gerekir.”

Vay canına sayın seyirciler..

Bir insan, bir zihniyet, bu kadar mı yanar döner olabilir..

Suriye’den gelen göçmenlere kapılarımızı açtığımızda, “Sünni misin, nusayri misin” diye sormadan, gelmelerine izin verdiğimizde..

“Bize ne canım. Kendi sorunları. Bizim demografik yapımızı değiştirmelerine müsaade edemeyiz” diyenler..

Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanalım hemen ertesi sabah, otobüslere doldurup, hepsini Suriye sınırına bırakacağız” diyenler..

“Mazlum insanları, Esed’in katliamına mı bırakacaksınız” diye sorduğumuzda..

“Bize ne?” diyenler..

Şimdi, Esed’in yaptığının miliminin milimi bile diyemeyeceğimiz lokal bir olay yaşandığında..

Sadece ve sadece, isyan eden bir Esed subayı ve grubu etkisiz hale getirilmek için, isyanı bastırma amaçlı operasyonlar düzenlenirken..

‘Hemen gidelim. Sivillere yardım edelim. Nusayri kardeşlerimizi kurtaralım” diyorlar..

Evet, buyrun hemen gidin, kardeşlerinizi kurtarın.

Tanju Özcan’ı ön safa alın..

Hani, Suriye’den gelenler için, “Bunlara suyu, 1 TL yerine 10 TL’den verdik. Hukuksuz olduğunu bile bile böyle yaptım.” diyen vicdansız Tanju Özcan vardı ya. Onu  en ön safa alın..

Cezaevindeki Ümit Özdağ’ı da, savcılarımıza hakimlerimize rica edelim.. Tahliye etsinler.. Tanju Özcan’ın yanında da, o Ümit Özdağ geçsin.

Nusayrilerin yardımına koşsunlar..

Ne oldu, niye durakladınız?

Sünni müslümanları kovalıyordunuz. Binbir iftira ile, “Bize ne onların ülkelerindeki soykırımdan. Gitsinler. Biz onlara bakmaya mecbur muyuz” diyordunuz..

Şimdi ise, sünniler yerine..

Sünnilerin yaşadıklarının milyonda biri bile nusayriler tarafından daha yaşanmamış iken. (Ki yaşamasınlar, yaşamaları için söylemiyorum..)

“Koşalım.. Yardım edelim.. Nusayri kardeşlerimizi, ülkemizde misafir edelim” çağrıları geliyor.

Ne kadar yalancısınız. Ne kadar riyakarsınız.. Ne kadar vicdansızsınız..

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, oynanan oyuna, çıkarılmak istenen iç savaşa bakın dün ne yorumda bulunuyor:

“Suriye’de eski rejim artığı provokatörlerin mezhep kavgası çıkarmaya çalıştığı olaylara şahit olduk. Azınlıkların yaşadığı bölgelerde patlak veren olayda pek çok sivil hayatını kaybetti. Bunların arasında namazdan çıkarken şehit edilen kardeşlerimiz var. Suriye hükümetinin etkin müdahalesiyle olaylar kontrol altına alındı ancak hassasiyet korunuyor.”

Peki, Esed zulmünden kaçan göçmenleri kovalama peşinde koşan, bizim ülkemizdeki sözde sanatçılar ne diyor:

“Suriye’deki Alevi kıyımını durdurun.  Biz aşağıda imzası olan sanatçılar, düşün emekçileri, insan hakları savunucuları, vicdan sahibi insanlar kalbimizdeki çığlığı sizinle paylaşıyoruz. Coğrafyamız kaynıyor. Birçok farklı alt üst oluş hepimizi bazen umut bazen acıya boğuyor. Suriye’deki yeni cihatçı rejim, ülkedeki alevi nüfusa karşı akıl almadık bir zulme girişmiş durumda.”

Haydi ordan vicdansızlar.

Vicdan nerde, siz nerdesiniz?

Milyonlarca Suriyeli geldiğinde, ırkçı Ümit Özdağ’ın peşine takılıp, o faşist adam cezaevine konulduğunda türbe ziyareti gibi birinizi çıkmadan diğeriniz ziyarete koyulurken..

Şimdi bize vicdan mı diyorsunuz.

Size rağmen, biz sözümüzün arkasındayız.

Ne alevi, ne sünni, sivil hiç kimse ölmesin. Hatta asker de olsa, ölmesin..

Ama sizi, dün bu sözde göremedik..

Bugün de söylediklerinizi samimi bulmuyoruz. 

Yeni Akit

Yorumlar9

  • Mustafa 2 hafta önce Şikayet Et
    Bırak ali bey şunları debelenip duruyorlar boşverin bu saatten sonra olmaz mevlam neyler neylerse guzel eyler deyin pencereden bakın yaşasın zalimler için cehennem
    Cevapla
  • Yavuz Sultan Selim 2 hafta önce Şikayet Et
    Selçukludan başlayıp 1. dünya savaşına kadar uğruna savaştık, Suriyedeki olaylar en çok Türkiyeyi etkiledi, terör savaş ve göç binlerce ŞEHİD trilyon dolar kaybetmemize sebep oldu, en çok zararını biz gördük en çok çilesini biz çektik, iç işlerine de karışacağız dışişlerine de çünkü bizi etkiliyor !..
    Cevapla
  • Ali 2 hafta önce Şikayet Et
    Federal yönetime geciyorlar
    Cevapla
  • Yaşasın hamas 2 hafta önce Şikayet Et
    CHP kapatılmadığı hatta toprağa gömülmediği sürece bize huzur yok ey chp ve avanesi yenileceksiniz ve toplanıp hep beraber cehenneme gideceksiniz
    Cevapla
  • selim 2 hafta önce Şikayet Et
    çok mütevazi olmamak lazım. iç savaş tekrar çıkmaz inş. çıkarmaya çalışanın ve yardımcılarının başı ezilir. ezilsin yoksa olan yine Müslümana oluyor. çok acıyoruz! ve acınacak duruma düşüyoruz
    Cevapla Toplam 5 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat