Almanya seçimleri bize ne söylüyor?
- GİRİŞ27.02.2025 09:08
- GÜNCELLEME27.02.2025 09:08
Almanya 2025 seçimleriyle siyasi haritasını yeniden çizdi. Ancak bu harita sadece Almanya’yı değil, Avrupa’yı ve dünyayı da yakından ilgilendiriyor. Seçim sonuçları bize tek bir gerçeği gösteriyor: Almanya’nın siyasi dengeleri değişiyor ve sol büyük bir çöküş yaşıyor.
Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ve Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partilerinin oluşturduğu ittifak, oyların %28,5’ini alarak seçimlerden birinci parti olarak çıktı. Friedrich Merz liderliğinde, merkez sağ Almanya’da yeniden hakimiyet kurdu.
Bu sonuçlar, tek başına bir hükümet kurmak için yeterli değil. SPD gibi bir ortak bulmadan Merz, Almanya’yı yönetemez. SPD’nin yaşadığı ağır oy kaybıyla, CDU ile koalisyon kurması kaçınılmaz görünüyor. Ancak, bu ittifakın sürdürülebilirliği şüpheli. CDU’nun karşılaştığı koalisyon zorlukları ve diğer partilerin tavizleri, hükümetin geleceğini şekillendirecek.
AFD İVME KAYBETMEZSE İKTİDAR OLACAK
Alman milliyetçiliğini savunan parti ülke genelinde %20,8 oy alarak ikinci sıraya yerleşti. Eski Doğu Almanya eyaletlerinde birinci parti konumuna geldi.
AfD'nin yükselişini anlamak için seçmen tabanına bakmalıyız. Yapılan anketlere göre, AfD'ye en büyük desteği gençler, ekonomik durumu kötü olan kesimler ve göçmen politikalarına tepkili olan seçmenler veriyor. Göç, enerji krizi, ekonomik belirsizlikler… Alman halkı eski partilere olan güvenini kaybetti ve yeni bir alternatif arıyor.
Dahası, Elon Musk gibi küresel isimler de AfD’ye destek veriyor. Musk, AfD için “Almanya’nın en büyük umudu” ifadelerini kullanmıştı. Bu destek, AfD’nin sadece Almanya içinde değil, küresel bir fenomen haline gelmeye başladığını gösteriyor.
SOL BÜYÜK GÜÇ KAYBEDİYOR
Sosyal Demokrat Parti (SPD) %16,4’e düşerek tarihindeki en kötü sonuçlarından birini aldı. Yeşiller ise %11,6 oy aldı. Sol partiler, geçmişte Almanya’yı yöneten güçlü bir bloktu. Ancak şimdi büyük bir gerileme içindeler.
Sol siyasetin, göçmen politikaları halkı tatmin etmedi, enerji krizine çözüm bulunamadı ve ekonomik durgunluk sürdü. Seçmenler, SPD ve Yeşiller’in somut çözümler üretemediğine inanıyor. Daha da kötüsü, SPD ve Yeşiller kendilerini yenileyebilecek güçlü liderlerden yoksun. Eski liderler başarısız olurken, yeni nesil siyasetçiler seçmeni ikna edemiyor. Almanya’da sol artık alternatif değil, tükenmiş bir siyasi hareket.
Anketlere göre, 18-35 yaş arasındaki seçmenlerin %40'ı kendilerini “sağa eğilimli” olarak tanımlıyor. Bu da, solun uzun vadede daha da güç kaybedeceğini gösteriyor.
TRUMP’TAN ZAFER AÇIKLAMASI
Almanya seçimleri sadece Almanya içinde yankı uyandırmadı. ABD Başkanı Donald Trump, seçim sonuçlarını büyük bir zafer olarak değerlendirdi. Trump, CDU’nun yükselişini memnuniyetle karşılarken, SPD ve Yeşiller’in çöküşüyle alay etti.
Trump ve Merz’in ABD-Almanya ilişkilerini güçlendirmesi mümkün mü? CDU, Almanya'nın Avrupa’daki liderliğini sürdürmek istese de, AfD’nin yükselişi nedeniyle iç siyasette daha sağa kaymak zorunda kalabilir. Bu da Almanya’nın ABD ile olan ilişkilerini yeniden şekillendirebilir.
TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER
Seçim sonuçları Türkiye ve Almanya ilişkileri açısından yeni bir dönemi işaret ediyor. CDU’nun oluşturacağı koalisyon iktidarıyla birlikte Türkiye ile ekonomik iş birliğinin devam etmesi bekleniyor.
Almanya, Türkiye’nin en büyük ticaret ortaklarından biri ve bu süreçte iki ülke arasındaki ticaret hacminin büyümesi öngörülebilir. Savunma sanayi, enerji projeleri ve dijital dönüşüm gibi alanlarda ortaklıkların artması mümkün.
Ancak, AfD’nin yükselişi Türkler için endişe verici bir gelişme. Parti, göçmen karşıtı politikalarıyla biliniyor ve seçim kampanyalarında sık sık Türkiye’den gelen göçmenleri hedef aldı. AfD’nin hükümette daha fazla söz sahibi olması halinde, Almanya’daki Türk toplumu üzerinde baskının artabileceği tahmin ediliyor.
Çifte vatandaşlık hakkı, aile birleşimi ve entegrasyon politikaları gibi konular, önümüzdeki süreçte daha da tartışmalı hale gelebilir. Bunun yanında, Almanya’daki Türk kökenli vekillerin sayısı ve etkisi de değişebilir.
SPD ve Yeşiller’in güç kaybetmesiyle, Almanya’daki Türk siyasetçilerin meclisteki konumları zayıflayabilir. Bu da, Türkiye’nin Almanya’daki temsil gücünü dolaylı olarak etkileyebilir.
Yorumlar8