Anadolu Mektebi okumaları kapsamında Kocaeli’de Mehmet Akif İnan rüzgârı esti

  • GİRİŞ27.03.2025 08:48
  • GÜNCELLEME28.03.2025 08:27

Geçtiğimiz günlerde Anadolu Mektebi okumaları kapsamında Kocaeli’de gündem, Kelimeleriyle Medeniyet İnşa Eden Çağın Soylusu, Kudüs Şairi, Yazar, Mütefekkir ve Dava Adamı Mehmet Akif İnan’dı. Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğünün kusursuz bir şekilde organize ettiği panelde bir gurup gönüllü öğrenci yaptıkları birbirinden güzel sunumla Kocaeli’de adeta M. Akif İnan rüzgârı estirdiler.

Anadolu Mektebi, Anadolu’yu kutlu bir mektep olarak gören öncü bir girişim.

Bu mektebin faaliyet alanının merkezinde gönüllülük esasına göre öğrenciler var. Bu yavrularımız öncelikle kültür ve medeniyetimizi mayalayıp ona yön veren büyük değerlerimizi okuyup anlamayı ilke ediniyor. Ardından danışman öğretmenler nezaretinde bir konu belirleyip konuşma metni hazırlayarak ilçe ve illerde düzenlenen panellerde bunu sunuyorlar.

Bu mektepte ne mezuniyet var ne de diploma.  

Sevgili Peygamberimizin “beşikten mezara kadar ilim öğreniniz” emrini kendisine düstur edinen, milli ve manevi değerlerimizi önceleyen bir okuma faaliyeti bu. Belli program dahilinde ömür boyu süren bir öğrencilik sürecinden bahsediyorum. Bu mektepte öğrenciler düşünce, kültür ve sanat yolculuklarına kendi başlarına devam ederek hem derinlikli bir bilinç elde ediyor hem de yerelden dünyaya açılarak evrensel bir ufuk kazanıyor.

Anadolu Mektebinde öncelikle geçmişten günümüze Türk-İslam kültür ve medeniyetine damga vuran şair, yazar ve düşünürlerin eserleri okunuyor.

Kimler yok ki bu okuma listesinde.

Yunus Emre’den Mevlana’ya kadar geçmişte tutuşturduğu irfan ateşi günümüzü aydınlatmaya devam eden Anadolu erenlerinden; Mehmet Akif Ersoy, Mustafa Kutlu, Tarık Buğra, Sezai Karakoç, Yahya Kemal Beyatlı, Cemil Meriç, Samiha Ayverdi, Necip Fazıl Kısakürek, Nurettin Topçu gibi bu ateşi harlamaya devam eden mütefekkirlere, Cengiz Dağcı ve Cengiz Aytmatov gibi Türk yurtlarını boydan boya öz kültürümüzle bezeyen yıldız isimlere kadar pek çok mütefekkirimiz yer alıyor bu okumalar içinde.

Bu Mektebin binası da yok, sınıfı ve karnesi de…

Tarım eski bakanlarımızdan Prof. Dr. Sami Güçlü’nün aktif siyaseti bırakıp Sakarya Üniversitesinde akademisyenliğe döndükten sonra 2012 yılında aynı üniversitede 12 kişilik bir öğrenci grubu ile başlattığı okuma faaliyetinin Milli Eğitim Bakan Yardımcısı aynı zamanda Anadolu Mektebi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Orhan Erdem’in teklifiyle lise öğrencilerine de açılması neticesinde oluşmuş Anadolu Mektebi okuma faaliyetleri, çok kısa sürede ülke sathına yayılmanın yanında Milli Eğitim, Kültür ve Turizm, Gençlik ve Spor Bakanlığının yanı sıra üniversiteler, TİKA, yerel kurum ve kuruluşların katkısıyla düzenlenen gezi, yaz kampı, şiir dinletisi, yazar-öğrenci buluşması, film gösterileri ve konser gibi birçok kültürel etkinlikle uluslararası boyut da kazanarak yoluna doludizgin devam ediyor.

Anadolu Mektebi’nin limandan henüz demir aldığı yıllarda Kocaeli Ali Fuat Başgil Sosyal Bilimler Lisesi müdürlüğüm esnasında bir gurup öğrencimizle bu etkinliğe katılmıştık.

Bu okumaların öğrencilerimize kendi kültür ve medeniyetimize dair hayati değerleri kazandırmanın yanında aile, millet ve vatan sevgisi de aşıladığını, öğrencilerin sadece mesleki alanda değil kendi hayatlarını inşa etmeleri için çok önemli katkılar sunduğunu da bizzat tecrübe etmiştik. Bu kez Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğünden aldığım M. Akif İnan il panelini değerlendirme konuşması yapma davetiyle Anadolu Mektebi okumalarını gözlemleme fırsatı buldum.  Büyük bir mutlulukla şahit oldum ki Üstat M. Akif İnan’ın “Her eylem yeniden diriltir beni/ Nehirler düşlerim göl kenarında” mısralarında dile gelen büyük arzusu, Prof. Dr. Sami Güçlü’nün göle attığı bir tutam gülle önce dalgalanmaya başlamış ve günden güne ivme kazanarak bütün vatan sathına yayılmıştır.

 

Anadolu Mektebi’nin M. Akif İnan okuması kapsamında Mihriban Türkel’in panel başkanlığını, Ecrin Kara’nın sunuculuğunu yaptığı Kocaeli il panelinde dört başarılı öğrenci, danışman öğretmenleri nezaretinde hazırladıkları çalışmaları büyük bir ustalıkla sundular.

İzmit Mehmet Akif Ersoy Kız Anadolu İmam Hatip Lisesinden Ebrar Meliha Ayan, “Akif İnan’ın Fikri Dünyası Ve Şiirinin Altyapısı” konusunu büyük bir vukufiyetle işlerken Şehit Ozan Özen Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Nurten Erva Erdoğan “Mehmet Akif İnan’ın Fikri Dünyasında Din ve Uygarlık İlişkisi” adlı sunumunu başarıyla gerçekleştirdi. İzmit Mehmet Akif Ersoy Kız Anadolu İmam-Hatip Lisesinden Ebrar Meliha Ayan “Mehmet Akif İnan’ın Gözünde Batı ve Batılılaşma Olgusu” adlı bildiriyi ustalıkla sunarken yine aynı okuldan Zümra Nur Ayaz ise “Mehmet Akif İnan’ın Dava Adamlığı ve Aksiyon Ruhu” adlı sunumunu kusursuz bir şekilde gerçekleştirdi. Öğrencileri, danışman öğretmenlerini ve okul müdürlerini kutlamak gerek.

Panelin girişine, M. Akif İnan’ın tefekkür ocağından yetişmiş Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Akmanşen’in İnan’a dair yaptığı güzel konuşma, törenin sonuna ise Kocaeli’de halen M. Akif İnan’ın kutlu ocağını tüttürmeye devam eden Memur-Sen Kocaeli İl Başkanı Şahin Yaşlık’ın programa katılan bütün öğrencilere M. Akif İnan’ın eserlerini hediye edeceğini açıklaması damga vurdu.

 

Mehmet Akif İnan, Yedi Güzel Adam’ın “güzel” insanlarından birisidir.

Ankara’ya her gelişinde İnan’ın evinde misafir olan Üstad Necip Fazıl’a, Akif Urfalı’mıdır? Diye sorulunca o, “Akif Urfalı değil, Urfa Akif’lidir” diye cevap verirdi. Aslında bütün Türkiye Akif’lidir. Çünkü o, Anadolu’nun bağrından çıkmış halis muhlis bir Anadolu Alperenidir.

Başta Alaeddin Özdenören olmak üzere Mehmet Atilla Maraş, Arif Emre ve Yasin Hatipoğlu gibi isimler M. Akif İnan hakkında şiirler yazmış, yüzlerce isim onun hayatını, sanatını, şiir ve yazılarını konu edinen makaleler kaleme almıştır. Hakkında doktora tezleri yazılmalı, hacimli kitaplar da kaleme alınmalı. Ülkemizin önemli eserlerine ismi kazınmalı, Allah’ın izniyle Filistin, nehirden denize özgür olunca Kudüs’teki önemli mekanlara da bu Kudüs Şairi’nin ismi verilmelidir. Sözgelimi “Türkümüz dünyayı kardeş bilendir/Gökleri insanın ortak tarlası”, “Anamı sorarsan büyük doğudur/Batı ki sırtımda paslı bıçaktır”, “Kim demiş her şeyin bitişi ölüm/Destanlar yayılır mezarımızdan”, “Her eylem yeniden diriltir beni/Nehirler düşlerim göl kenarında”, “Diyorum ki gider oldum giderim/Yağmur beni ağlar şimdiden sonra” gibi büyük fikirleri oldukça güçlü söylemlerle dile getirmeyi başarmış bir şair, dünyanın neresinde olursa olsun her türlü takdiri hak eder.

Mehmet Akif İnan “Yitik Cennet”in şairidir.

O, ömrünü yitik Cenneti aramaya adayan bir seyyahtır. Bu yitik cenneti ararken bazen öfkelenir, mücadele verir, kavga eder, sever, âşık olur, hüzünlenir ama bıkmadan, usanmadan bu arayışa devam eder. Çünkü bu yitik cennet İnan’a göre bizim uygarlığımızdan, bin yılların ötesinden gelen kültür ve medeniyetimizden başkası değildir. İnan, “Büyük Doğu”, “Diriliş”, “Edebiyat” ve “Mavera” gibi koç yiğitlerin harman olduğu edebi ve irfani iklimlerde yetkinleşerek yerli ve milli düşüncenin tohumlarını Anadolu’nun mümbit toprağına ekmiştir. Bu yüzden onun bütün şiirleri baştan sona sevginin, vicdanın, hüznün, ilahi aşkın, hamlenin ve davanın bir terennümü gibidir. Yine bu sebeple onun şiirinde en karanlık günlerin ardında beliren gizli bir ümidin belirgin ayak sesleri vardır.

Uygarlığa aşkla direnen bir şairdir M. Akif İnan.

Onun şiirlerinde dile gelen aşk, bizim medeniyetimizin bir yitiğidir. Sevgiliye duyulan hisler, bu uygarlığın imbiğinden süzülmüştür. İnsan, çile, sabır, anne, umut, özlem ve ölüm gibi kavramların hepsi bu anlayışa göre vücut bulur onun dizelerinde. Edep ve sabır kitabından ezgiler besteler yüreğinde, İslam tefekkürünün zirvelerinde dolaşır, Batı’nın paslı bıçağının sırtımıza saplanmaması için uyarılarını yapar ve bize anamızın ak sütü gibi helal olan yerli düşüncenin ürünlerini muazzam dizelerle sunar.

Akif İnan yiğit bir dava adamıdır.

O bu yola çıkarken ışıktan gözyaşlarıyla bilenir. Çileyi kendisine yoldaş seçer. Zoru göğüslemek için kalemini yontar. İnsanlık onurunu ufalayan modern çağa karşı çelikten bir zırha bürünür. Zulmü, işkenceyi, sömürüyü, yoksulluk ve sefaleti yargılar. İnsan onurunun davacısı olabilme kararlılığını tercih eder. Modern dönemlerin ürünü olan eşya medeniyeti yerine, vahiy medeniyetini savunur. Sarsılmaz bir tavır alışla dava uğruna çekilen çilelerin ve acıların umudu bulduracağına inanır.

 

Kocaeli’de panelist öğrenciler M. Akif İnan’dan bize emanet kalan tefekkür tohumlarını layıkıyla filizlendirmeyi başardılar.

Onlar yaptıkları anlamlı çalışmayla bize bir bakıma yarınlarda yeni M. Akif’ler yetişeceğinin müjdesini de verdiler. Biz zor zamanlarda büyük kahramanlar, büyük dava ve fikir adamları yetiştirmeyi başarmış bir milletiz. Unutmayalım ki yiğit topraklar Akif İnan gibi yiğit insanları ortaya çıkarırken yiğit insanlar da yiğit sesleri ortaya çıkaracaktır. Öyle görünüyor ki yarınlarımızı büyük medeniyet çınarımızın gölgesinde yetişen gençler kuracaktır.

Mürsel Gündoğdu/Haber7

murselgundogdu@gmail.com

                                                                                 

Yorumlar2

  • Yaşasın hamas 6 gün önce Şikayet Et
    ALLAH CC razı olsun mürsel abi emeğine sağlık İslam terbiyesi ile yetişmiş ve kendini milletine adamış ve ebediyete irtihal etmiş bütün dava adamlarına RABBİM gani gani rahmet eylesin kabirleri nur mekanları cennet olsun
    Cevapla
  • ismalibey 1 hafta önce Şikayet Et
    kudus şairene slm olsun rahmetiyle muamele görsün emekleri zail olmasın
    Cevapla Toplam 2 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat